Harvard Üniversitesi Hukuk Fakültesi 2012 Yılında Düzenlenen “Adalet Sözcükleri” Adlı Sergide Kur’an-ı Kerim’den Nisa Suresi’nin 135. Ayetini Fakülte Girişine Astı; Ancak, Seçilen Ayet “En Büyük Adalet” İfadesi Olarak Nitelenmedi
Dünyanın en prestijli üniversitelerinden biri addedilen Harvard Üniversitesi’nin Kur’an-ı Kerim’den bir ayeti tarihteki en büyük adalet ifadelerinden biri olarak niteleyerek Hukuk Fakültesi Kütüphanesi’nin girişindeki duvara astığı iddiası bazı internet sitelerinde kendine şu şekilde yer buldu:
“Hukuk Fakülteleri arasında dünyadaki en prestijli hukuk fakültelerinden biri olan Harvard Hukuk Fakültesi, fakülte kütüphanesinin girişinde Kutsal Kuran’ın bir ayetine yer verdi ve ayeti tarihteki en büyük adalet ifadelerinden biri olarak nitelendirdi.
El Nisa ( kadınlar) Suresinin 135. Ayeti fakültenin ana girişine bakan bir duvara asıldı ve adalet için en iyi ifadelere ithaf edildi.”
İddiada aktarıldığı şekilde Harvard Hukuk Fakültesi (Harvard Law School), Kuran’da geçen bir ayeti Hukuk Fakültesi girişine yerleştirdi. Ancak, bu ayet için “en büyük adalet ifadesi” tanımı kullanılmadı.
Harvard Hukuk Fakültesince 2012 yılında düzenlenen “Adalet Sözcükleri” (“Words of Justice“) isimli sergi kapsamında, Nisa Suresi’nin 135. ayetine de yer verildi.
Harvard Hukuk Fakültesi’nin girişindeki (sol taraftaki) duvarda (“Entrance Wall“) alıntılanan (İngilizce) Kuran ayeti şu şekildeydi:
Qur’an (622 CE)
“O ye who believe!
Stand out firmly for justice, as witnesses
To Allah, even as againstYourselves, or your parents,
Or your kin, and whether
It be (against) rich or poor:
For Allah can best protect both.”
Saint Agustine’nin “Adalet dağıtmayan kanun, kanun değildir” sözü ve Magna Carta’dan bir alıntının yer aldığı bölümde Nisa Suresi 135. ayetine yer verildi.
Nisa Suresi’nin 135. ayetinde şahitlik yaparken adaletten ayrılmamanın ve yakınların aleyhine de olsa doğruluktan sapmamak öğütlenmektedir. (Diyanet İşleri Başkanlığı’nın mealine göre) Nisa Suresi’nin bahse konu ayetinin dilimize aktarımı şu şekildedir:
“Ey iman edenler! Kendinizin veya anne babanızın ve akrabanızın aleyhine de olsa adaletten asla ayrılmayan, Allah için şahitlik eden kimseler olun. (İnsanlar) zengin olsunlar, yoksul olsunlar Allah onlara sizden daha yakındır. Öyleyse siz hislerinize uyup adaletten ayrılmayın. Eğer adaletten sapar veya üzerinize düşeni yapmaktan geri durursanız bilin ki Allah yaptığınız her şeyden haberdardır.”
Duvarda yer alan adaletle ilgili sözlerin seçiminin Harvard Hukuk Fakültesi’nden öğretim üyeleri, personeli, öğrencileri ve kütüphane görevlilerinin yer aldığı 150 kişilik ekip tarafından yapıldığı belirtilmektedir.
“Bu duvarlardaki deyişler, adalet düşüncesinin gücünü ve bastırılamaz oluşunu ortaya koyuyor” ifadelerini kullanan Harvard Hukuk Fakültesi idaresi, bu eylemlerinin amacının adalet kavramının çağlar ve kültürler arasında evrenselliğini aktarmak olduğunu belirtmektedir. Sergiye yönelik yayınlar incelendiğinde tarihin en büyük adalet seçimi yapıldığına yönelik bir atfın geçmediği görülebilmektedir.
Duvarda yer alan Nisa Suresinden ayetle ilgili Harvard Hukuk Fakültesi internet sitesinde yer alan açıklama ise şöyle:
“According to Islamic tradition, this surah (chapter), was revealed in Medina after the Prophet’s hijra (migration) from Mecca in 622 CE. As the name of this surah implies, An-Nisa’ mainly deals with the obligations and responsibilities of women in Islamic society, but it also touches on inheritance and family law along with slavery and temporary marriage. In this verse, the Qur’an is addressing the importance of truthfulness in testimony.”
“İslam geleneğine göre, bu sure, MS 622’de Peygamber’in hicretinden sonra Medine’de inmiştir. Adından da anlaşılacağı gibi, Nisa suresi esas olarak İslam toplumundaki kadınların yükümlülükleri ve sorumluluklarıyla ilgilenir, aynı zamanda kölelik ve geçici evlilikle birlikte miras ve aile hukukuna da değinir. Bu ayette Kur’an, şahitlikteki doğruluğun önemine değinmektedir.”

Harvard’ın adaletle ilgili vecize seçkisinde Kur’an-ı Kerim’in yanı sıra yer alan kişi ve eserler şu şekilde sıralanmaktadır:
Anacharsis, anonim Afrika atasözü, Magna Carta, St. Thomas Aquinas, Hannah Arendt, Saint Augustine, Bandamanna Saga, John Perry Barlow, William Blackstone, Derek Bok, Simón Bolívar, Marcus Tullius Cicero, Marian Wright Edelman, George Eliot, Michel Foucault, Anatole France, Benjamin Franklin, Mohandas Karamchand Gandh, Nadine Gordimer, Gustavo Gutierrez, Hillel, Oliver Wendell Holmes, Immanuel Kant, Martin Luther King, Nelson Rolihlahla Mandela, William Murray, Lord Mansfield, Javolenus Priscus, Oscar Romero, Elizabeth Cady Stanton, Jonathan Swift, Terence, Xunzi